İzmir Ekonomi Üniversitesi kurumsal anlamda bir eğitim kampüsü olsa da proje konusu; işlevi, hitap ettiği kullanıcı çeşitliliği ve coğrafi konumu (merkezden uzak, içe dönük) gibi etmenlerle aslında küçük ölçekli bir şehir hüviyetindedir. Dolayısıyla tasarım konusu yerleşke; kullanıcıların eğitim-çalışma amaçlarına ek gündelik aktivitelerini yapabildikleri; spor, kültür, sanat, vb. ihtiyaçlarını karşılayabildikleri konforlu fiziksel çevreyi sağlayabilmelidir. Bu bağlamda proje alanının topografyası değerlendirildiğinde, yapılaşma ve erişim açısından oldukça zor koşullar barındırmaktaydı. Aynı zamanda arazi; jeolojik alan, altyapı problemleri nedeniyle de parçalanmıştır. Bu doğal ve teknik eşikler göz önüne alındığında, mevcut dere aksının eğim açısından yaya erişimine uygunluğu ve bizatihi derenin kendisi; yerleşke açısından potansiyel olarak değerlendirilerek tasarımın ve organizasyon şemasının merkezine alındı.
İhtiyaç programıyla tanımlanan işlevler ve ilişki şemaları doğal olarak kümeler şeklinde ifade edilmiştir. Klasik üniversite planlama metotları incelendiğinde geldiğimiz noktada kendi sınırları olan işlev öbekleri yerine çoklu kullanımlara imkân veren çok katmanlı, farklı kullanıcılara açık, birbirleriyle sürekli iletişim kurabilen, sınırların muğlaklaştığı dinamik bir planlama anlayışına yöneltmektedir. Bu anlayış doğrultusunda; tasarım yaklaşımında az katlı ve parçalı kütlelerin organik planlamayla bütünlük sağlaması amaçlanmıştır. Yerleşke tasarımında tek seferlik fotoğraf karesi yakalamak ve salt biçimler üretmek yerine; meydanlar, geçişler ve pasajlarla sürekli keşfedilmeye açık mekân örgüsünün olması gerektiği düşünülmektedir. İklim koşulları da göz önüne alındığında yatayda olabildiğince genişleyen mevcut yeşil tepelerin arasında oluşan ve vadi niteliği taşıyan alanda, topografya ile uyumlu kütle organizasyonu hedefi, yapısal tasarımın ana omurgasını oluşturmaktadır.
İşlevlerin kütle dağılımları da bu doğrultuda iç mekân ihtiyaçları, ilişkili birimler ve topografya düşünülerek ele alınmış, bunun sonucunda da dere kenarında ortak birimlerin yoğunlaşması sağlanmıştır. İmar planlarında da katı kurallarla sınırlandırılan dere aksı, kendi doğal yatağında korunarak sosyokültürel ve ortak işlevlerle de desteklenerek çekim merkezi ve yaşam alanı haline getirilmiştir. Kampüsün yaz-kış, gece-gündüz aktif kullanımını teşvik etmesi ve yaya konforunu sağlamak üzere portik, arkad, yarı açık mekanlar ve avlular tasarlanmıştır. Bu şekilde kullanıcıların eğitim birimleri, merkez alan ve diğer fonksiyonlar arasında her iklim şartında kolayca hareket edebilmesi ve vakit geçirebilmesi hedeflenmiştir.